20/3/2008 ·
Çoğu zaman aşırı hareketlilikle hiperaktivite birbirine karıştırılabilinmektedir. Eğer hiperaktif tanısı konmuş bir çocuğumuz varsa, zorlandığımızı hissettiğimiz, tahammülümüzün azaldığı muhtemelen çok zaman oluyordur.
Dikkat Eksiliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar üç grupta ele alınır;
1. Dikkat ve aşırı hareketlilik sorununu ayını anda yaşayan çocuklar,
2. Sadece aşırı hareketli olan çocuklar,
3. Ya da sadece dikkat problemi yaşayan çocuklar.
Ne gibi belirtiler görürüz;
- Sürekli bir yerinde duramama haline sahiptirler. Eller, bacaklar sürekli oynar, yerinde oturamaz, sınıfta 40 dakika boyunca durması zordur,koşuşturur. Her an her yerde onu görebiliriz.Çoğu zaman onu “ şimdi başına bir şey gelecek” dediğimiz durumlarda yakalayıveririz.
- Sırasını bekleyemez, çok konuşur, arkadaşlarının sözünü keser,başkalarının oyunlarını bozar.
- Ödevlerini yapmakta zorluk çeker, dikkatini toparlayamadığı için yaptığı çalışmalar, yanlış ve eksikliklerle dolu olabilir.
- Dış uyaranlar dikkatini çabuk dağıtır.
- Çaba göstermeyi sevmez.,Ani tepkiler verebilir.
- Eşyalarını kaybeder, sahip olma ile ilgili problemleri vardır.Sık sık unutkanlık yaşar.
- Çoğu zaman bizi dinlemiyormuş görüntüsü içerisindedir.
Anne baba olarak ne yapacağız?
- Hiperaktiviteye sahip çocuklar için övgü ve ödüllendirme önemlidir. Yaptığını olumlu davranışların hemen ardından yapılan övgü dolu sözler onlar için etkili olacaktır.
- Olumlu davranışların ardından verilen bir oyuncak,ya da istediği herhangi bir somut ödül daha fazla etkiye neden olur.
- Onlarla konuşurken olumlu sözcükler kullanmaya dikkat edilmelidir. “Sesini kes ,konuşma” yerine “Daha alçak sesle konuşur musun?” daha etkili olacaktır. Zaten tepkili olan çocuğumuza olumsuz yaklaşmak ,davranışlarının derecesini artırmaktan başka bir işe yaramaz.
- Kısa ve net cümlelerle konuşmanız onun daha çabuk cevap vermesine neden olur. Zaten dikkat dağınıklığı yaşayan bir çocuğu karşınıza alıp, uzun uzun onunla konuşmak, nutuk atmak, eleştiride bulunmak bize bir şey kazandırmaz.
- Yaptığınız konuşmalar, davranışlarına verdiğiniz tepkiler her zaman tutarlı olmalıdır. Biz nasıl davranacağımızı bilmezsek, onlar da tepkileri kontrol etmede zorluk çekerler.
Tabi çocuğumuzda herhangi bir şeye karar vermeden önce mutlaka bir uzmandan yardım alınmalı , bireysel veya grup terapisi uygulanmalıdır.
20/3/2008 ·
DOWN SENDROMLU ÇOCUKLARLA
GRUP ÇALIŞMALARIMIZ BAŞLIYOR
(7-8 Yaş Grubu)
(9-11 Yaş Grubu)

Farklı bir çocuğum var, gelecekte insanlarla ilişkilerinde sorun yaşamasını istemiyorum…
Kendini doğru ifade etmesini istiyorum…
Sağlıklı iletişim kurabilsin...
...
Eğer çocuğunuzda DOWN SENDROMU varsa bu gruba katılabilirsiniz.
IPI İSTANBUL PSİKODRAMA ENSTİTÜSÜ VE DANIŞMA MERKEZİ
ULUSLARARASI ZERKA MORENO ENSTİTÜSÜ
Valikonağı Cad. No:173 YKB
Vakıf Apt. D.4-9 Nişantaşı-İstanbul
Tel: (0212) 2323 12 63- 232 47 83
Fax: (0212) 231 47 54
En basit tanımıyla Down Sendromu çocuğunuzun vücudundaki hücrelerin 46 yerine fazladan bir kromozoma, yani 47 kromozoma sahip olmasıdır. Down Sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır.
Down Sendromu konusunda iki şey kesindir. Birincisi, Down Sendromunun kaynağı anne-baba değildir ve hamilelik öncesi veya sırası olan hiç bir şey çocuğun Down Sendromlu doğmasına yol açmaz.
İkincisi, diğer çocuklar gibi Down Sendromlu çocukların da kendilerine özgü kişilikleri, yetenekleri ve düşünceleri vardır. Diğer çocuklar gibi onlar da farklı kişiliğe sahip bir birey olarak büyüyeceklerdir.
Eğer çocuğunuz akademik olarak okuma yazma becerisi geliştirebilmişse; grubumuza katılarak, çocuğunuzun hem kendini tanımasına hem de iletişim ve uyum becerilerini arttırarak kişiliğini geliştirmesine yardımcı olabilirsiniz.
Çalışmanın amacı; kendini ifade etme becerisini geliştirme, farkındalık düzeyinin ve çevreyle uyumun artmasına yardımcı olma.
Kazanım: Kendine güvenin ve farkındalık düzeyinin artması. Problem çözme becerisinde artış.
Gruplar 4-6 kişiden oluşmaktadır. Seanslar 1,5 saat süren oturumlar halinde düzenlenir. Çocuk gruplarının yanı sıra anne-babalar ile iki haftada bir ebeveyn psikodrama grupları yürütülerek velilere çocuklarının gelişimi ve eğitimi üzerine rehberlik yapılır.
Toplam çalışma süresi 10 haftadır.
Ayrıntılı bilgiyi enstitü sekreterliğinden alabilirsiniz.
14/1/2008 ·

Acaba çocuğumu doğru mu yetiştiriyorum?
Çok inatçı, sürekli zıtlaşıyoruz...Hep kendi dediği olsun istiyor...
Bu terapide öğrendiğim en güzel şeylerden biri de, bu sorunları yalnız benim yaşamadığımı bilmekti... Arkadaşlarıyla ilişkilerinden ya da okulda yaşadıklarından hiç söz etmiyor...
Artık çocuğumla karşılıklı konuşabiliyoruz. Onunla ilişkim her geçen gün daha iyiye gidiyor.
Bunlar terapi destek grubumuza katılan anne-babalardan bazı yorumlar...
İstanbul Psikodrama Enstitüsü yıllar içinde uzmanlarını çocuk psikodraması eğitimlerinden geçirmiş ve bugün bir çok farklı merkezde uygulanmakta olan çocuk psikodraması gruplarının öncülüğünü yapmıştır. Çocuk psikodraması her tür davranış sorunu olan, hiperaktif, içe kapanık, arkadaşları ve öğretmenleri ile uyumsuz, saldırgan, kardeş kıskançlığı yaşayan, ders başarısı düşük, boşanmış ailelerden gelen, ebeveynlerini kaybeden, kabusları ve korkuları olan, tacize uğrayan ve daha birçok güçlüğü yaşayan çocuğun katılabildiği ve 4-6 çocuğun birlikte çalışarak ürettiği yaratıcı tedavi ortamının ta kendisidir. Bir bireysel görüşmenin ardından gruba alınan çocuklar bir terapist ve bir yardımcı terapist ile çalışmalarını sürdürürler. Grup çalışmasına katılan çocukların ebeveynleriyle ayda bir kez 2 saat süren grup çalışması yapılmaktadır. Bireysel görüşmelere göre son derece ekonomik olan bu gruplar çocukların yalnızca sorunlarını çözmelerine yardımcı olmak değil, aynı zamanda kişisel gelişimlerine katkıda bulunma amacını da güderler. Tüm grup çalışmaları Enstitü Başkanı ve Türkiye’de Çocuk Psikodramasının kurucusu olan Deniz Altınay tarafından denetlenmekte ve süpervizyonu yapılmaktadır.
İSTANBUL PSİKODRAMA ENSTİTÜSÜ VE DANIŞMA MERKEZİ
ULUSLARARASI ZERKA MORENO ENSTİTÜSÜ
Valikonağı Cad. No:173 YKB Vakıf Apt.
D:4-9 80200 Nişantaşı/İST
TEL: 0212 232 12 63
FAX: 0212 231 47 54
e-mail: psikodrama@superonline.com
web: www.istpsikodrama.com
14/1/2008 ·

Çocukluk çağında çok sık rastlanan tikler; ani, istemsiz, hızlı, amaçsız ses ve hareketler olarak tanımlanabilir. Okulöncesi çağlarda başlayan ve oniki yaşa kadar artabilen tikler, stres ile beraber fazlalaşır. Bir tik bitip diğer tik başlayabileceği gibi, aynı anda birden fazla tik de görülebilir.
Çocuklarda tik bozukluğunu oluşturan temel etmenlerin başında eleştirilme, baskı, aile içi sağlıksız iletişim, aşırı beklenti gibi kaygı artmasına sebep olan durumlar sayılabilir.
Tik bozuklukları beraberinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Obsesif Kompülsif Bozukluk, Öğrenme Bozukluğu ve Uyku Problemleri de görülebilir.
Tik bozukluklarının bazı durumlarda yetişkinlik çağında da devam ettiği bilinmektedir oysa tedavisi mümkündür. Çocuklarında tik bozukluğu gözlemleyen ebeveynlere çocukları için bireysel veya grup terapisi önerilebilir.
Merkezimizde Çocuklarla Grup Terapisi Yöntemi en az üç, en fazla altı çocuk ile iki terapist eşliğinde uygulanmaktadır. Çalışmalarımız haftada bir buçuk saat olmak üzere on hafta sürmektedir.
Tikler strese bağlı artış gösterebileceği için çocuğa, kaygı ve stres durumlarıyla daha rahat başa çıkma becerisi kazandırılmaktadır. Uzmanlarımızın desteğiyle grup içinde objeler ve oyun yoluyla sorununu ortaya koyan çocuk, etiketlenmeyeceği ve kendini rahat ifade edebileceği bir ortamda kaygılarını psikodramatik yöntemlerle ortaya koyarak stres kontrolünü sağlar kaygısını azaltarak yeniden yapılandırma şansını bulur.
Ayrıntılı bilgi ve uzman desteği için 0212 232 12 63 numaralı telefondan bize ulaşabilir www.istpsikodrama.com.tr adresinden sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
İstanbul Psikodrama Enstitüsü ve Danışma Merkezi
İstanbul Uluslar Arası Zerka Moreno Enstitüsü
Valikonağı Cad. No.173 YKB Vakıf Apartmanı
Da.4-9 80200 Nişantaşı/İstanbul
13/12/2007 ·
Çocuk Psikodraması birimimiz bundan böyle her ay bir bültenle sizlere ulaşarak hem bilgilerinizi güncellemenize hem de yeni bilgiler edinmenize katkıda bulunacaktır. Bu ay sizler için hazırladığımız bültenimizin konusu Çocuklarda Sosyal Fobi.
Sosyal Fobi, utanç verici bir duruma düşmekten, onaylanmayacak bir davranışta bulunmaktan, alay edilmekten, rezil olmaktan, eleştirilmekten, reddedilmekten, beğenilmemekten, olumsuz olarak değerlendirilmekten duyulan korkudur.
Sosyal Fobiyi basitçe utangaçlık veya aşırı utangaçlık olarak tanımlamak doğru olmaz. Bu duygu, utangaçlığın ötesinde utanma korkusudur ve bundan fazlasını da kapsar. Başkalarının beklentilerine fazla önem verme, kendi isteklerini açıkça ortaya koyamama, hayır diyememe, aşırı düzeyde kendinin farkında olma, kendini fazla eleştirme, hataları gözünde büyütme, incelendiği düşüncesiyle kalabalık ortamlarda göz önünde bulunmaktan rahatsızlık duyma gibi eğilimler sosyal fobisi olan kişilerin belirgin nitelikleri olarak sayılabilir.
Bu süreç çocuklarda da benzer şekilde işler. Sosyal fobili çocuklar sosyal ortamlarda veya performans sergilenmesi gereken durumlarda sürekli utanma korkusu yaşarlar. Başkaları önünde konuşmak, yemek yemek, umumi tuvaletleri kullanmak, sınıfta söz almak, sınav olmak gibi durumlar çocuğa aşırı kaygı yaşatır. Fobiye neden olan uyarıcıyla karşılaşıldığında yada karşılaşma ihtimali doğduğunda yüz kızarması, terleme, ağız kuruması, kalp çarpıntısı, nefes kesilmesi, nefes darlığı, titreme gibi fiziksel belirtiler yaşanabilir.
Seçici dilsizlik de sosyal fobisi olan çocuklarda karşımıza çıkan bir tablodur. Çocuk, konuşmaktansa hiçbir şey söylememeyi daha güvenli bulur. Bu durumu Jan Goben kendi yaşamından şöyle örnekler; “anaokuluna başladığımda konuşmayı kesmiştim. Hiçbir şey söylememeyi daha güvenli buluyordum. Kedi ve köpeklerimle konuşabiliyordum, ailemle konuşabiliyordum. Fakat ailemin dışındaki insanlar benim için başka bir hikayeydi. Eğer onlarla konuşursam bana gülebilirlerdi. Tanrı’nın evimizi koridordaki tablomuzdan gördüğünü biliyordum, evimizin bacasında cinlerin yaşadığını biliyordum, ama aynı zamanda diğer insanların buna güldüğünü de biliyordum. Bu yüzden kimseyle konuşup açık veremezdim.
Bireysel terapi yada grup terapisiyle sosyal fobiyi ortadan kaldırmak mümkündür. Merkezimizde çocuklarla psikodrama grup terapisi yöntemini uygulamaktayız. Her grup en az üç en fazla altı çocuktan oluşmakta ve haftada iki saat olmak üzere on hafta çalışılmaktadır.
Psikodrama grubu içinde çocuk, başkalarının da kendisine benzer sorunlar yaşayabileceğini görerek yalnızlık duygusundan sıyrılır. Grup terapisi, çocuğa benzer sorunlar yaşayan çocuklarla destekleyici bir çevrede korkuları üzerine çalışma fırsatı verir. Uzmanlarımızın yardımıyla grup içinde kendini ifade ederek, objeler ve oyunlar yoluyla sorununu ortaya koyar. Olayın çocuk tarafından yazılan ve oynanan senaryoları anksiyeteyi azaltıp yeniden yapılandırır. Grup ortamında çocuk etiketlenme kaygısı yaşamadan kendini ortaya koyar.
Daha fazla bilgi ve yardım için 0212 232 12 63 no’lu telefondan bizi arayabilir, www.istpsikodrama.com.tr sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
« Önceki ::